Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin!

Otizmde Eğitim

Anasayfa » Otizmde Eğitim

-OTİZM TANISI KONDU, ŞİMDİ NE OLACAK?-     Prof. Dr. Gönül KIRCAALİ İFTAR

Otizmli çocukların erken yaşta, tercihen 3 yaştan önce tanılanmaları ve erken eğitim almaya başlamaları büyük önem taşımaktadır. Ancak, gerek erken eğitimde, gerekse ardından gelecek özel eğitim programlarında dikkat edilmesi gereken pek çok husus vardır. Otizm alanında çok çeşitli eğitim yöntemleri bulunurken, bu yöntemler arasında bilimsel dayanaklar açısından önemli farklılıklar söz konusudur. Bilimsel dayanak, bir eğitim yönteminin etkililiğine ilişkin olarak var olan bilimsel araştırma desteği anlamına gelmektedir.

Dünyada ve Türkiye’de otizm alanında kullanılan eğitim yöntemleri arasında bilimsel dayanakları en güçlü olan yöntem uygulamalı davranış analizidir (ABA: Applied Behavior Analysis). Bu yönteme dayalı olarak en az iki yıl süreyle eğitim alan otizm tanılı çocukların yarısına yakını çok büyük ilerlemeler göstermekte; eğitim yaşamlarının geri kalanına normal okullarda devam edebilmektedirler. Ayrıca, bu yöntemden yeterince yararlanamayan otizmli çocuk sayısı oldukça sınırlıdır. Otizmli bireylere yönelik başka hiçbir eğitim yöntemi, bu denli etkileyici sonuçlara yol açmamaktadır.

Otizm alanında yürütülen uygulamalı davranış analizine dayalı özel eğitim çalışmalarının taşıması gereken başlıca özellikler şöyle sıralanabilir:

  • Eğitimin kapsamı: Eğitimde otizme özgü bir müfredat izlenmeli; müfredatta taklit, eşleme ve sınıflama, oyun, iletişim, ortak dikkat, kavram gelişimi, akran etkileşimi, özbakım, akademik-öncesi, akademik, toplum yaşamı ve iş becerisi alanları gibi alanlar yer almalıdır.
  • Eğitimin yoğunluğu: Her çocuğa haftada en az 20 saat eğitim sunulmalıdır.
  • Eğitim formatı: Orta ve ileri derecede otistik özellik gösteren çocukların eğitimi ilk zamanlar bire-bir ağırlıklı olmalı; giderek küçük-büyük grup eğitimine ve kaynaştırmaya geçilmelidir.
  • Eğitimin yürütülmesi: Eğitimde ayrık denemelerle öğretim, video-modelle öğretim, görsel destekler, sosyal öyküler, davranışsal müdahale teknikleri gibi bilimsel dayanaklı teknikler yer almalıdır.
  • Eğitimin değerlendirilmesi: Çocukların gösterdikleri ilerlemeler güvenilir tekniklerle sürekli değerlendirilmeli ve kayıt altına alınmalıdır.
  • Eğitimin desteklenmesi: Okulda yürütülen eğitimin etkilerini artırmak ve otizmli çocukların okul dışında geçirdikleri zamanı daha verimli kılmak için okul eğitimi aile eğitimiyle desteklenmelidir.
  • Eğitim ekibi: Eğitim, yukarıda belirtilen eğitim yöntemleri konusunda formasyona sahip özel eğitim öğretmenleri, davranış analizi uzmanları ve yardımcı elemanlar tarafından yürütülmelidir.

 

Otizmin tıbbi tedavisi var mıdır?

Bugün için otizmin tıbbi tedavisi yoktur; ancak, kendine zarar verme ya da takıntılı eylemlerde bulunma gibi şiddetli davranış sorunlarında belirli ilaçlardan yararlanılabilmektedir. Elbette ki, tüm ilaç tedavileri özel eğitimle birlikte yürütülmeli; tedavilerin etkileri ve yan etkileri uzman hekimler tarafından yakından izlenmelidir.

Öte yandan; ağır metal atımı, hiperbarik oksijen terapisi, yunus terapisi gibi bilimsel dayanaktan yoksun tedavi ve terapilerden önemle kaçınılmalıdır. Bu tür müdahalelerin otizm üzerinde herhangi bir yararı olmadığı gibi, pek çok ciddi zararı da olabilmektedir.